| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Ana Sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
4 "çocuk" etiketi kullanan gönderi "çocuk" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar
 
Aug
02
    
muharrem_vardar | 02 Ağustos 2008 15:39 | 0 fav | etiket: , , , , , , , , ,  
 

-  AĞLAMAK -

       Sabahın ilk saatleri... Samatya hastanesinin doğum hanesinde bir bebek doğmaktadır. Bebeğin ağlaması koridorlarda yankılanır. Kezban yeni doğan bebeğini emzirir... Aynı zamanda hastanenin bahçesinde bir sokak kedisi yeni doğurduğu yavrularını emzirmektedir.

       Murat bir buçuk yaşlarında bir çocuktur. Evin oturma odasında bir koltuğa çıkmak istemektedir. Çıkamayınca ağlamaya başlar... Annesi koşarak gelir. Çocuğunu koltuğa oturtur.

       Esma oturma odasında televizyon seyretmektedir. Bir televizyon programında kadın başından geçenleri ağlayarak anlatmaktadır. Kadın ağladıkça Esma da ağlamaya başlar...

       Sokak kedisi yavrularının oynayışlarını seyretmektedir... Esma televizyonu kapatır. Oğluyla oynamaya başlar. Murat'ın gülücükleri dışarıdan duyulmaktadır....

       Sokak kedisi yavruları uyuyunca yanlarından ayrılır... Akşam olur. Meyhaneden kah kah sesleri duyulmaktadır. Kedi yuvasına geri döner. Yavrularını göremeyince aramaya başlar. Kedinin ağlama sesi, meyhanedeki gülme seslerine karışır.

       Nedim içkili bir halde arabasına gider... Kedi ağlayarak yavrularını aramaktadır. Nedim, caddeden geçen kediyi geç fark eder. Kediyi ezer. Direksiyonu kontrol edemez; araba elektrik direğine çarpar... Öğlen vakti kılınan cenaze namazından sonra Nedim'in cenazesi evinin bulunduğu sokağa gelir. Tüm yakınları ağlamaktadır...

 Muharrem VARDAR

            2005


 
Aug
02
    
muharrem_vardar | 02 Ağustos 2008 15:35 | 0 fav | etiket: , , , , ,  
 

- BALON -

 

       Mehmet 7 yaşlarında bir çocuktur. Dedesiyle birlikte Sağmacılardaki parka gelir. Mehmet baloncudan bir balon alır. Mehmet balonla oynarken, küçük bir köpek koşarak Mehmet'in üstüne atlar. Balon Mehmet'in elinden kurtulur. Mehmet balonun peşinden koşar.

 

       Harun Sağmacılar Cezaevi'nin kapısından içeri girer; gökyüzündeki balona bakar. Balon yükselmektedir. Üzülerek başını öne eğer.

 

       Sağmacılar Devlet Hastanesi'nde yatmakta olan Hüseyin dede, pencereden geçen balonu görünce gülümser; etrafında bulunan akrabaları da pencereye bakarlar fakat bir şey göremezler. Hüseyin dede gözlerini yumar.

 

       Balon yükselişine devam etmektedir. Yüksek bir binanın balkonunda Erol aşağı doğru bakar. Yükselen balonu görür. Eğilen bedenini doğruldur.

Ellerini havaya kaldırarak sevinçle bağırır...

 

       Balon bir müddet daha yükseldikten sonra inişe geçer. Diğer bir parkta tekerlekli sandalyede 8 yaşlarında bir kız çocuğu oturmaktadır. Balonu görünce tutmak için kendini yere atar. Sürüne sürüne balonu tutmak üzere iken; Mehmet koşarak balonu yakalar. Filiz üzgün üzgün Mehmet'e bakar. Mehmet önce Filiz'e sonra tekerlekli sandalyeye bakar. Sonra balonu filiz'e verir. Filiz balonu alınca, gözleri parıldar. Sevinçle teşekkür eder. Filiz'in annesi koşarak gelir. Filiz'i sandalyesine oturtur. Mehmet'e teşekkür eder.

 

 

 Muharrem VARDAR

           2005



 
Aug
02
    
muharrem_vardar | 02 Ağustos 2008 15:30 | 0 fav | etiket: , , , , , , , , ,  
 

C KİTLESİNDEN ÖRNEK

Bayrampaşa'da Tuna ailesinin yatak odası, Ramazan ayının ilk Pazar günü... Tuna ailesi,saatin sesiyle uyanır. Ramize iki çocuklu genç bir annedir. Üzerine hırkasını alarak, çocuklarının yanına gider. Önce oğlunun üstünü örter, sonra yavaşça yanağından öper. Küçük kızının yorganını açar, elini koklar, öper ve yorganını tekrar örter. Mutfağa gider, akşamdan hazırlamış olduğu ıspanaklı böreği fırından çıkarır. Yemeği ocakta ısıtır, buzdolabından yoğurt, peynir, zeytin çıkarır. Yemek masası tatlıdan tuzluya, birçok leziz yemekle doludur. Ramazan, bir tekstil fabrikasında çalışan usta bir işçidir. Eşini çağırmasıyla sofraya oturur,  Müezzinin ezan okumasına 10 dakika kala yeme ve içmeyi bırakırlar. Ramazan, abdest alarak sabah namazını kılar, çocuklarının odasına gider, bir süre baktıktan sonra yatar. Remzi, 8 yaşlarında oyuna ve çizgi filmlere düşkün bir çocuktur. Sabah kalkar kalkmaz TV'yi açar. Hangi kanalda çizgi film varsa yüksek sesle seyreder. Anneyle baba uyanmıştır. Anne, çocuklarının kahvaltısını hazırlar. Kızını uyandırır, kucağına alır, besler. Kızı, 3 yaşlarında kıvırcık sarı saçlı, mavi gözlü, sevimli bir çocuktur. İsmi Remziye'dir. Baba, bakkala gider, gazete alır, salonda bir koltukta spor haberlerini okur. O sırada kapının zili çalar. Ramize, kızını sandalyeye bırakarak, kapıyı açar. Gelen Ramazan'ın kardeşi Bayram'dır. Onları akşama iftara davet eder. İki kardeş dışarı çıkarlar. Anne kızını halının üzerine bırakır, mutfağa gider, bulaşıkları yıkar. Remzi elinde topla dışarıya çıkar. Anne kumandayı alarak TV'de sabah programlarını arar. Bir süre bakar, sonra mutfağa gider ve iftar için kek yapar. Ramazan eve gelir. Ramize çocuklarını giydirir ve kendiside hazırlanıp çıkarlar.

Tuna ailesi hazırlamış oldukları kekle birlikte, iki sokak ötedeki Ramazan'ın annesinin evine gelirler. Kapıyı Ramazan'ın kız kardeşi açar. Abisinin kucağındaki kızı alır ve salona gelir. Remziye halasını, amcasını görünce çok sevinir. Müezzinin ezan okumasıyla iftar edilir. Ramazan kardeşiyle birlikte namazını kılar. Ramize, Ramazan'ın kız kardeşiyle birlikte mutfağa gider ve bulaşıkları yıkarlar. Ramazan, kardeşi Bayram ile birlikte TV'de maç seyrederler. Anne kızını uyutur. Ramazan ve kardeşi oturdukları yerden kalkarak, sevinçle bağırırlar. Ramize kızının ağlamasıyla yerinden kalkar, kızını kucağına alır. Gitme vakti gelmiştir. Ramazan, kızını kucağına alır ve evlerine gelirler. Üzerlerini değiştirip, yatarlar.

MUHARREM VARDAR

             2005



 
Jul
08
    
muharrem_vardar | 08 Temmuz 2008 13:19 | 0 fav | etiket: , , , , , , , ,  

Animasyon filmleri (TV çocuk kuşağı yayınları)

Çizgi filmlerde de iyi öykü anlatmak için gerekli olan tüm unsurlara yer vermek gerekir: giriş-gelişme-sonuç, gelişmiş karakterler, iyi yazılmış diyaloglar gibi...

Yapı

Çizgi filmlerinin uzunlukları genellikle 11 ila 22 dakika arasındadır. Özellikle yaş etkeni çok önemlidir senaryoların yazılmasında. Genellikle diğer anlatı türlerinde rastlanan tüm özelliklere çizgi filmlerde de rastlanır: çatışma, krizler/çatışmanın şiddetlenmesi, çözüm/doruk nokta vs... Ama bir takım farklar da var: genellikle ahlâki bir sav içerirler, “cimri olmak kötü şeydir” gibi... Ama bu sav daha soyut da olabilir.

Çizgi filmlerin tümünün özel hedef kitleleri vardır:
2-6 yas
6-9 yas
9-12 yas
12 ve yukarısı
gibi...

Film ne kadar erken bir saatte yayına girerse, hedef kitlesi o kadar gençtir genellikle. Sabahtan öğleye doğru, çizgi filmler daha karmaşık anlatı yapıları göstermeye başlarlar.

Kurulan plot, hedef kitlenin dikkatini yoğunlaştırma düzeyine uygun olmalı. Yaş düştükçe, dikkati yoğunlaştırma düzeyi de düşer. Dolayısıyla daha genç hedef-kitleler için kolay-takip-edilebilir plotlar gerek. Örneğin, Şirinlerden biri yüzüğünü kaybeder ve herkes onu bulmak için seferber olur.

1. Perde

Hedef kitle ne olursa olsun, daha ilk sayfanın sonunda öykü, ivmesini kazanmış olmalı.Yavaş gelişen öykülerden kaçının!

Yine ilk sayfanız esprili bir durumla başlamalı. Çocukların ilgisini çekmek öncelikle komik öğelerle mümkün. Örneğin çok basit, slapstick türü bir kaza düşünün: Çiftçi Şirin, yolun ortasında bir şirin-çileğine takılır, ayağı kayar ve bir yığın başka şirin-çileğinin içine düşer. Üstü başı batar.

Bu gag’dan sonra, çatışmanızı kurun.
Örneğin Çiftçi Şirin, çilek sayısının anormal biçimde arttığını fark eder ve onları depolayacak yer aramaya koyulur. Çünkü depolayacak uygun bir yer bulmazsa, Şirinköy çilekten geçilmeyecekdir.

Bundan sonra öykü, klasik üç perdeli yapı şemasına uygun biçimde geliştirilir. Sonraki sayfalar çatışmayı belirginleştirir ve olayları karmaşıklaştırır. Ayrıca bir B Plot da geliştirilebilir. Örneğimizi sürdürürsek:
Çiftçi Şirin, tüm depoların çilekle dolduğunu görür. Kentte herkes çılgın gibi çilek tüketmeye çalışır.
 
Senaryonun yaklaşık dörtte biri içerisinde, karakter bir karar vermek zorundadır ya da olayı zirveye götürecek bir olay olmalı. Karakter bu çerçevede amacına ulaşmasını sağlayacak bir yol belirlemeli. Sonra da bu amaç, mümkün olduğu kadar çok engelle karşılaşmalı.
 Örneğe dönersek: “Ormana asla yalnız gitme” kuralına rağmen, Çiftçi Şirin ormana gider, çünkü çilek patlamasını önleyecek olan ve çilekle beslenen tırtıllar ancak orada kalmıştır.

2. Perde

Artık ikinci perdeye geçilebilir.
Bu arada: her perdede, hatta her sayfada görsel esprilere yer vermeyi ihmal etmeyin. Diyalog, sadece kaçınılmaz olduğu yerlerde, serimleme amacıyla kullanılmalı. Televizyonun sesi kısıkken bile, Ana olay çizgisi (A Plot) anlaşılır görünmelidir.

İkinci perdenin ortalarına doğru bir reklam geleceğinden, bu perdede bir cliffhangere gereksinim vardır.
Örneğin ormana giden Çiftçi Şirin, kötü adam Gargamel’e yakalanır. Ayni zamanda tüm tırtılları bir büyüyle ormana hapsedenin de Gargamel olduğu anlaşılır. Amacı Şirinköy ü yaşanmaz hale getirmek, Şirinleri göçe zorlamak ve göç sırasında onları teker teker yakalamaktır.

İkinci perde gelişirken, amacın önündeki engeller çoğalır ve daha güç aşılır hale gelir.
İkinci perdenin sonunda varılabilecek en kötü ve umutsuz noktaya varılmış olmalı. Tüm izleyici çocukların aklında su soru belirmeli: “Bu isten nasıl sıyrılacaklar?”

3. Perde

Elbette bu sorunun makul ve mantıklı bir cevabı var, ama yazar bunu hissettirmemeli. Üçüncü ve son perdenin başarısı bu gizlemenin başarısına da bağlı.
Örneğimizde bu son şöyle olabilir: Şirin Baba, bir karşı büyü sayesinde Çiftçi Şirin’i kurtarır. Gargamel’in hapis tuttuğu tırtıllar onun evini yemeye başlarlar.
Toparlayıcı bir son izler bütün bunları, eski denge yerini bulur. Yani: Baba Şirin tırtılları tekrar Şirinköy e getirir ve çilek patlaması durur.


Görüldüğü gibi, çizgi filmlerin basit ve çizgisel bir gelişimleri vardır. Bu gelişim görsel hareketlilik ve çeşitlilik üstüne kurulu. Ahlâki bir mesajın verilmesi ise diğer bir besleyici damar. Basit, iyi kurulmuş, görsel ve komik: formülümüz bu!